Ataturk’un Hatay Hikayesi

Hatay Hikâyesi Artık hastalığı kontrol edilemez bir durumdaydı. Bir taraftan Hatay, diğer taraftan hastalık onu eritiyordu. Son günlerin en büyük neşesini ona bir subay vermişti. O Hatay konusunda endişe içindeyken subay Şükrü Kanatlı karşısına çıkmış: -“Paşam izin ver, yalnız elimdeki kuvvetle, değil Hatay’ı Süveyş’e kadar bütün sahili sana teslim edeyim. Sonra beni asi diye as…  [ Yazının devamı tıkla ]

Savarona Yatı’nda ilk gün

Savarona Yatı’nda ilk gününde dinlenirken. (1 Haziran 1938) Atatürk’ün en yakınlarından Şükrü Kaya’nın bu yazısı Atatürk’ün bilmediğimiz birçok hususiyetlerini de ilk defa açıklamaktadır. “1938 yılı Haziran’ın beşiydi, Türkiye Büyük Millet Meclisi vaktinde bütçeyi kabul etmiş, onunla ilgili kanunlar tartışılıyordu. Yaz tatiline girmek zamanı da gelmişti. Böyle günlerde Meclis’te nasıl sinirli ve sabırlı bir hava estiğini,  [ Yazının devamı tıkla ]

Dolmabahçe Sarayı, Yaz Aylarının Bitiyor

Dolmabahçe Sarayı, Yaz Aylarının Bitiyor; 1938 Dolmabahçe Sarayı’nın denize bakan odalarından biri. Duvarlarında mavi zemin üzerine irili ufaklı yıldızlar sarı yaldızla boyanmış, ortada ceviz oymalı bir karyola (bu karyola yerine birinci komadan sonra daha basit olan bir başkası konmuştur) ve komidin, ayak ucunda şezlong, onun karşısında geniş kristal aynalı dolap, odanın denize bakan panjurlu pencereleri  [ Yazının devamı tıkla ]

Vatan İçin Hersey

Vatan İçin Hersey Ölümünden otuz altı gün önce, Başbakan Celal Bayar, hastalığı süresince yaptığı hafta sonu ziyaretinde, beraberinde hazırlığı tamamlanmış üçüncü beş yıllık plan dosyasıyla gelir. Doktorlar, zaman alan ciddi konularla meşgul olmasını yasaklamışlardı. Başbakan, bir-iki temel konuda fikrini öğrenme ihtiyacındadır. En çok beş dakika için evet derler. Bundan sonrasını Celal Bayar şöyle anlatır: -“Sanki  [ Yazının devamı tıkla ]

Ölüm Döşeğinde Bile Azalmayan İlim Sevgisi

Ölüm Döşeğinde Bile Azalmayan İlim Sevgisi Sene 1938… Atatürk hasta yatağındaydı. Buna rağmen kazılarla ve Türk Tarih Kurumu’nun çalışmalarından zevk alıyordu. Bir gün, Trakya höyüklerinden çıkan son eserlerden bahsetmiştim. O kadar ilgilendi ki: -“O, çıkan eserleri bana getir göreyim” diye arzusunu bildirdi. Fethi Okyar Bey’le görüşüyorlardı. Eserleri istedi; hepsini birer birer gördü: -“Devam ediniz, memleketimizin  [ Yazının devamı tıkla ]

Atatürk’ün Hastalığı ve Bir Anısı “Gönlü Kalmasın”

Atatürk’ün Hastalığı ve Bir Anısı; “Gönlü Kalmasın” 27 Ekim 1938 27 Ekim. Nöbetçiyim. Saraya öğleden sonra Hasan Rıza Bey geldi, -”Hatay’dan bir haber var mı soruver” dedi. Biliyorsunuz Hatay’ı gayet yakından takip ediyor, o haliyle. -”Hayır, bir şey yok henüz efendim” dedi… Akşam Atatürk’ün odasının kapısı açık. Celal Bey ayakta, Atatürk şezlonga uzanmış, yanındaki koltukta  [ Yazının devamı tıkla ]

Günü Geçmiş Gazeteler

Günü Geçmiş Gazeteler Bugün, Atatürk’ün hizmetine ölümünden 13 yıl evvel girmiş bulunan en sadık hizmetkârlarından birinin ağzından Atatürk’ün ölümü ve son günlerden bahsetmek istiyorum. İbrahim Ergüven, Atatürk’ün hizmetinde bulunan ve O’nu her bakımdan yakından bilen nadir ve bahtiyar insanlardan biri. Soyadını Atatürk ona kendisi vermiştir. İbrahim Ergüven şimdi emekli bir memur. Atatürk’ün yalnız ölüm günlerinde  [ Yazının devamı tıkla ]

10 Kasım 1938 – Unutulmaz

On Kasım 1938 Unutamam o günü, dersteydik. Akademiden Dolmabahçe görünüyordu. Bahçeden bir çığlık gelmişti. O ses hala hatırladıkça yüreğimi yakar. -“Atatürk öldü.” Fırladık sınıftan, Akademinin rıhtımındaydık, Dolmabahçe’nin çatısındaki bayrak yarıya inmişti. Şimdi ne yapacağız, öğretmeniyle, öğrencisiyle o şaşkınlığı unutamam. Müdürümüz Mareşal Çakmak’ın damadı Burhan Toprak’tı. Müdürümün iki eliyle başını avuçlamış: -“Ölmemeliydi… Ölmemeliydi” diye bağırması ve  [ Yazının devamı tıkla ]

Bizde bu kadar büyük bir adam ölmedi ki

Sene 1938, on kasım… İstanbul üniversitesi’ nde saat 9′u 5 geçenin meşum haberi duyulmuş… Bir alman profesör var, hukuk fakültesinde, o da duymuş, şaşırmış. Derse girsin mi, girmesin mi bir türlü karar veremiyor. O sırada aklına rektöre müracaat etmek gelir. Kalkar, yanına gider. Aralarında şu konuşma geçer: – Efendim, mütereddidim. Acaba ne yapsam? – Sizde  [ Yazının devamı tıkla ]

ATATÜRK’ün HAYATI

ATATÜRK’ün HAYATI , Atatürk Biyoğrafisi, Atatürkün detaylı uzun hayatı Mustafa Kemal Atatürk 1881 yılında Selânik’te Kocakasım Mahallesi, Islâhhâne Caddesi’ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım’dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın’dan Makedonya’ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş  [ Yazının devamı tıkla ]



Ünluler Ünluler